Horlama ve Tıkayıcı (Obstrüktif) Uyku Apnesi Sendromu Nedenleri, Belirtileri, Tanısı, Tedavisi, Sık Sorulan Sorular


           

Etiketler: horlamanın çözümü, horlama tedavisi, horlama çözüm, lazerle horlama tedavisi, horlama son, horlama aparatları, horlama bitkisel tedavisi, horlama tedavileri, horlamaya karşı, horlama ilaçları, horlama tedavisi bitkisel, horlama çözümleri, uyku apnesi tedavi merkezleri, horlamayı önlemek, uyku apnesi tedavi merkezleri istanbul, horlama halkası, horlamanın çaresi, horlama ve tedavisi, burun aparatı, uyku apnesi merkezleri, horlama protezi, horlamaya bitkisel tedavi, horlamaya çare, horlamaya çözüm, horlama tedavi yöntemleri, horlama bantı, horlama nedenleri ve tedavisi, horlama sebepleri ve tedavisi, horlama merkezi, horlama bitkisel tedavi, horlama tedavileri, lazerle horlama tedavisi, horlama maskesi, horlama tedavisi istanbul, horlamaya bitkisel çözüm, horlama önleyici, horlama merkezi istanbul, uyku tedavi merkezleri, uyku tedavi merkezleri, uyku apnesi tedavi, horlamaya, horlama, cpap maskesi, horlamak, horlama protezi, uykuda horlamanın nedenleri, horlama sorunu, horlama problemi, burun aparatları, horlamak istemiyorum, uyku apne tedavisi, uyku apnesinin tedavisi, uyku apnesi maskeleri, uyku apnesi tedavisi, horlamaya, deviasyon ameliyatı, burun amelyatı, burun amelıyatı, burun ameliyatı nasıl yapılır, burunda deviasyon ameliyatı, küçük dil, apne tedavisi, uyku apnesi testi, horlama testi, uyku bozuklukları, radyo frekans, radyofrekans lazer, radyofrekans yöntemi, radyofrekans, uykuda horlama, uyku apnesi, uyku apne, pillar implant, pillar palatal implant, yumuşak damak ameliyatı, radyo frekans dalgaları, yumuşak damak nedir, bademcık ameliyatı, çocuklarda uyku apnesi, epworth uykululuk skalası, horlamaya son burun bandı, horlamayı önleyen yastık, horlama kesici, horlama spreyi, horlama aleti, en iyi horlama aparatı, horlamayı önleyen clips, horlamaya son burun bandı, horlama sorunu, snore lift.

 

Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS) Tarihçesine Kısa Bir Bakış ...



 

 

 "Apne" Yunanca bir kelimedir. "nefessizlik" anlamına gelir, solunumun 10 saniyeden fazla durması olarak tanımlanmaktadır. Ünlü İngiliz yazar Charles Dickens’ ın “Pickwick Paper” isimli yayınlanan bir yazısında oturduğu yerde uykuya dalan, kısa ve kalın boyunlu, uykusuzluk çeken, tombul bir adamı tanımlamış ve bu tanımlamaları içeren hastalık tıp kitaplarında önce “Pickwick Sendromu” daha sonra ise “Obstrüktif Uyku Apne Sendromu ” olarak ayrıntılı bir şekilde yer almıştır. Aslında 19. yüzyıl ve sanrasında daha net olarak anlaşılmaya başlanan bu hastalık çok basitçe solunum yollarındaki tıkanıklara bağlı olarak ortaya çıkan bir belirtiler topluluğudur.


 

 

 


 

Horlama ve Uyku Apnesi Sendromu Nasıl Ortaya Çıkar?



Horlama, üst hava yollarındaki daralmaya sonrası, soluk alama esnasındaki dokuların vibrasyonuna bağlı olarak ortaya çıkan sestir. Eğer tıkanıklık miktarı artar ve solunum esnasında 10 saniyeden duraklama olursa buna “uyku apnesi” adı verilir. Uyku apnesi, solunum yollarındaki tıkanıklığa bağlı ise “obstrüktif apne”; solunum eforu olmasına bağlı olarak ortaya çıkıyorsa (beyindeki uyku merkezi ile ilgili problemlere bağlı ise) “santral uyku apnesi” adını alır. “Uyku Bozuklukları” başlığı altında gruplandırılan horlama ve uyku apnesi sendromu toplumun büyük bir kısmında görülmektedir. Uykuda hava yollarındaki tıkanıklığa bağlı olarak ortaya çıkan apne sayısı saatte 5 ve üzerinde ise bu hastalık Obstrüktif (Tıkayıcı) Uyku Apne Sendromu (OSAS ya da OSA – Obstructive Sleep Apne Syndrome) olarak adlandırılmakta, bu sayının altında olması durumu ise primer horlama (ya da basit horlama) olarak adlandırılmaktadır.

 

OSAS, a çıkan apne sayısına göre 3 gruba ayrılır:


Hafif OSAS: saatlik apne sayısı 5-15 arası

Orta Şiddetli OSAS: saatlik apne sayısı 15-30 arası

Ağır Şiddette OSAS: saatlik apne sayısı 30’ un üzerinde


Hafif OSAS’ ta gündüz yorgunluğu, öğlen uyuma ihtiyacı, otururken uyuma ihtiyacı gibi şikayetler daha az görülürken; orta ve ağır şiddetteki OSAS’ ta bu şikayet daha fazla görülür. Aynı şekilde orta ve ağır şiddette OSAS’ ı olan hastalarda tedavi olmamaları durumunda 10 yıl içerisinde hipertansiyon hastası olma ya da kalp krizi geçirme olasılıkları daha fazladır.,


 

 

Horlama ve Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS) Nedenleri


Üst hava yollarının daralmasına neden olan ya da kollabe olmasını (yumuşayarak kapanmasını) kolaylaştıran tüm faktörler horlama ya da OSAS’ a neden olmaktadır.


Bunlar kısaca aşağıdaki şekilde özetlenilebilir:


  • Erkek cinsiyet

  • Obezite

  • Kasların gevşemesine neden olan ilaçların kullanılması (kas gevşetici ilaçlar, anti depresanlar, antihistaminik allerji ilaçları, sedatif ilaçlar)

  • Yumuşak dmak ve ağız içerisindeki dokuları gevşeten ya da sinir ölümünü kolaylaştıran alışkanlıklar (sigara ve alkol kullanımı)

  • Genetik yatkınlık

  • Boyun çapının fazla olması (erkekte >43, bayanda >38 cm)

  • Burun tıkanıklığına neden olan kıkırdak eğriliği, burun eti büyümesi, geniz eti büyümesi, allerjik rinit, nazal polip ve burun içi yer kaplayıcı tüm yabancı cisimler ve tümöral lezyonların olması

  • Metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilen ya da dilin büyümesine neden olabilen hormonal bozuluklar (hipotiroidi, akromegali)

  • Ağız içerisindeki dokuların anormallikleri (bademcik büyümesi, yumuşak damak sarkması, küçük dil iriliği, dil bademciği büyümesi, dil kökü büyümesi)

  • Alt çenenin geride olması (retrognati)

  • Bunların dışında düzensiz hayat, uyku süresinin kısa olması da kas gevşemesini arttırarak horlama ve OSAS ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır 

 


 

Obstrüktif Uyku Apne Sendromu Belirtileri


Hastalığı şiddetine göre aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilmektedir:

 

  • - Fiziksel olarak dinlendirmeyen uyku / uykudan yorgun kalkma / sersem gibi uyanma

  • - Uykuda solunum durması, boğulma hissi ve zorlukla soluma nöbetleri (tanıklı uyku apnesi)

  • - Uykuda aşırı terleme

  • - Yoğun gün boyu uyuklama (Excessive Daytime Sleepiness-EDS)

  • - Dikkat azlığı, unutkanlık

  • - Kişilik değişiklikleri, sinirlilik.

  • - İdrar zorlukları, altına kaçırma (nokturnal enürezis).

  • - Sabah baş ağrıları olması

  • - Ağız kuruluğu

  • - Empotans (iktidarsızlık)

  • - Gastroözofageal reflü



Hastalığın ilerleyen döneminde birlikte kalp-damar hastalıkları ile ilgili belirtiler de eklenebilmektedir.


 

Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS) Tanısı


Tanıda altın standart, uyku testi (polisomnografi –PSG testi)’ dir. Bu testte, gece uykusu boyunca hastanın beyin dalgaları, göz hareketleri, solunum ve kalp faaliyetleri, kandaki oksijen yüzdesi ve kas aktivitesi kaydedilir. Uyku testi sonucuna göre 1 saatte 5 ve üzeri apne saptanması durumunda OSAS tanısı konulmaktadır.


Diğer Yardımci Tanı Yöntemleri:


Hastanın Anamnezi, hastalğın semtomlarının araştırılması: Horlama, tanıklı apne, gündüz aşırı uykululuk hali sorulur.


Fizik Muayene: Üst hava yolları darlıkları kabaca değerlendirilebilir


Radyolojik Tanı: Üst solunum yollarının değerlendirilmesinde kulanılabilir. Sefalometri, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme, floroskopi, akustik refleksiyon gibi bir çok radyolojik yöntem tanıda yardımcı olsa da esas tanı koydurucu olan PSG testidir.


Endoskopik Muayene: Fleksibl Nasofarengolarengoskopi ile hava yolu değişiklikleri ve kollaps seviyesi ve derecesi saptanır. Uygulanacak cerrahi tedavi için de yol göstericidir.


Epworth Uykululuk Skalası (Epworth Sleepiness Scale):


Gündüz uykululuk halinin değerlendirilmesinde kullanılan anket şeklindeki bir skaladır. Bu skalaya göre, 10 yada daha yüksek puan alınması durumunda OSAS araştırılması için polisomnografi testi yapılması gerekmektedir.


Epworth Skalası

Soru: Aşağıdaki durumlarda hangi sıklıkla uyuklama eğilimindesiniz? (Lütfen kendinizi yorgun hissettiğiniz zamanları değil uyuklama eğiliminde olduğunuz zamanları işaretleyiniz.) Bu test son zamanlardaki durumunuzu yansıtmak üzere planlanmıştır. Aşağıdaki bazı durumlarla son zamanlarda karşılaşmadıysanız bile son karşılaştığınız zamanlarda nasıl olduğunuzu hatırlamaya çalışınız.

 

PUAN:  0 ----  Hiçbir zaman uyuklamam

              1 ----  Nadiren uyuklarım

              2 ----  Sıklıkla uyuklarım

              3 ----  Her zaman uyuklarım

 

SORU

Hiç

Nadiren

Sıklıkla

Her zaman

1

Oturur durumda gazete ve kitap okurken uyuklarmısınız?

0

1

2

3

2

Televizyon seyrederken uyuklarmısınız?

0

1

2

3

3

Pasif olarak toplum içinde otururken, sinemada yada tiyatroda uyuklarmısınız?

0

1

2

3

4

Ara vermeden en az 1 saatlik araba yolculuğunda uyuklarmısınız?

0

1

2

3

5

Öğleden sonra uzanınca uyuklarmısınız?

0

1

2

3

6

Birisi ile oturup konuşurken uyuklarmısınız?

0

1

2

3

7

Alkol almamış, öğle yemeğinden sonra sessiz ortamda otururken uyuklarmısınız?

0

1

2

3

8

Trafik birkaç dakika durduğunda, kırmızı ışıkta, arabada beklerken uyuklarmısınız?

0

1

2

3

TOPLAM

 

 

 

0 ile 24 arasında değişen toplam puandan, hastanız 10 yada daha fazla almışsa bir uyku laboratuvarında incelenmesi gerekir.

 

 

Horlama ve Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS) Tedavisi


Özellikle tıkanan hava yolarının yeri ve tıkanma şiddetine göre tedavi belirlenmektedir. Bunlar ameliyat dışı önlemler ve cerrahi işlemler şeklinde ikiye ayrılabilir.


Horlama ve Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS) Cerrahi Dışı Tedavi Yöntemleri:


Hastanın Yapması Gereken Önlemler:


  • Kilo kaybı: Şiddetli OSAS’ lı hastalarda çoğunlukla metabolizmanın oldukça yavaşlamış ve insülin direncinin de artmış olduğu saptanmaktadır. Bu durumdaki hastalarda, ağızdan kalori alımı azaltılsa bile kilo kaybı gerçekleşemeyebilmektedir. Aslında hastanın tedaviye ikna olması her şeyden daha önemlidir. Ritimli yürüyüş ile birlikte, diyetisyen ve endokrinoloğun kontrolünde kilo kaybının da başlaması kısır döngünün kırılmasını sağlamaktadır. Tüm bu önlemlere rağmen kilo kaybı olmayan orta ya da ağır şiddetli OSAS’ ı olan hastalarda, CPAP (Sürekli pozitif hava yolu basıncı) ya da BİPAP (iki seviyeli pozitif hava yolu basıncı) uygulanması gerekebilmektedir.


  • Ritimli Egzersiz Yapılması: Orta ve ağır şiddetli OSAS’ lı hastaların daha çok obez ve yeterli fiziksel aktivitesi olmayanlardan oluştuğu düşünüldüğünde kalp-damar sistemini aşırı zorladan giderek artan tempoda yürüyüş ve yüzme şeklindeki egzersizlerin daha uygun olduğu düşünülmektedir.


  • Alkol kullanımının sonlandırılması


  • Sigara kullanımının sonlandırılması


  • Uyku ilaçları, kas gevşetici ilaçlar ve kas gevşemesini arttırabilen antidepresan türevi ilaçların sonlandırılması


  • Düzenli hayat yaşamak. Düzenli beslenme ve düzenli uyku uyuma, hastalığın şiddetini azaltabilir


  • Burun tıkanıklığına yol açan ve medikal olarak düzeltilebilen hastalıklara yönelik tedavilerin kullanılması. Alerjik rinit, nazal polip ya da viral üst solunum yolu enfeksiyonlarında ilaçların kullanılması.


  • Uykuda pozisyonun ayarlanması. Uyku apneli çoğunda, hastalık sırtüstü yatıldığında hastalık şiddeti artmaktadır. Bu nedenle özellikle yan ya da yüzsütü yatmak ve sırtüstü yatmanın engellenmesi için sırta yastık ya da pijamaya tenis topu yerleştirmek faydalı olabilir.

 

 

 

Ağız İçi Araç Kullanımı


 Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından da onaylanan, ağız içerisinde yerleştirilerek alt çenenin veya dilin öne doğru ilerletilmesini sağlayan bu aparatlar üst hava yolu alanının arttırılmasını sağlayarak hastalığın belirtilerini azaltabilmektedirler. Dili önde tutanlar (TRD-tongue retaining devices) ve alt çeneyi öne ilerletenler (MRD- mandibular repositioning devices) olmak üzere iki çeşit ağız içi araç tipi mevcuttur.


Bu araçlar özellikle:


  • - Basit horlaması olan (saatlik apne sayısı 5' in altında olan),

  • - Kilo verme ve uygun yatış pozisyonu gibi genel önlemlerin yeterli olmadığı hafif dereceli OSAS’ ı olan (saatlik apne sayısı 5 ile 15 arası olan),

  • - CPAP tedavisini reddeden ya da tolere edemeyeni orta ve ağır dereceli OSAS’ ı olan

  • - Tonsillektomi, adenoidektomi, kraniofasial operasyon ya da trakeostomiye aday olup bu ameliyatları reddeden hastalar için uygundur

 

 

 


CPAP (Continuous Positive Airway Pressure - Sürekli Pozitif Hava Yolu Basıncı) ve BİPAP (Bilevel Positive Airway Pressure - İki Seviyeli Pozitif Hava Yolu Basıncı) Tedavisi


Genellikle burundan uygulanan maske yoluyla pozitif basınçlı oksijen uygulanması şeklinde uygulanan CPAP (nazal sürekli pozitif havayolu basıncı (nCPAP)) OSAS tedavisinde, 1981 yılından sonra uygulanmaya başlanmıştır. Hava yollarındaki kollapsın engellenmesi ve kan oksijen düzeylerinin yeniden istenilen seviyelere yükseltilmesi, stres hormonlarının azaltılması, metabolizmanın artması gibi birçok faydası bulunmaktadır. Özellikle kıkırdak eğriliği olan hastalarda CPAP uygulanmasında güçlükler olabileceğinden öncelikle kıkırdak eğriliği ameliyatları yapılmaktadır. Saatlik apne sayısının en az 20 olan, gündüz aşırı uyku hali olan hastalarda CPAP tedavisi uygulanır. uygulanan ve tedaviye uyum gösteremeyen hastalarda, uygulanmaktadır.


 

 


Horlama ve Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS) Cerrahi Tedavisi



Trakeotomi (boğazda delik açılması):

 

 

 

OSAS’ n kesin tedavisini sağlayan, üst solunum yollarının dolayısıyla darlıkların by-pass edilmesini içeren bir yöntemdir. Büyük bir cerrahi işlem olması,, yaratabileceği sorunlardan dolayı nadir olarak, fazla sayıda sorunları olan ve CPAP’dan fayda görmeyen hastalar için son seçenek olarak düşünülmektedir.


 

 

 

 

   


Tonsillektomi ve / veya adenoidektomi:


 

 

 

Özellikle çocuklarda çok etkili bir uyku apnesi tedavi yöntemidir. Genellikle ilave darlık alanı olmadığı için çoklarda başarı oranları çok yüksektir.

 

 

 

 

 

 

 

   

 

Burun ameliyatları (Kıkırdak eğriliği, burun eti küçültülmesi, nazal polipektomi):


 

Özellikle burun tıkanıklığı olan ve uyku apnesi olan hastalarda burun içerisindeki darlıkların ortadan kaldırılması, hastalığın semptomlarının azaltılması için oldukça faydalıdır. İlave darlık alanı yoksa, uyku apnelerinin azalması, gündüz yorgunluğunun ve gce terlemelerinin azalmaı gibi birçok olumlu etkisi mevcuttur.


 

 

 


Uvulopalatofaringoplasti (UPPP):


 

 

Bademcik, yumuşak damak ve küçük dil ile ilgili bu ameliyat özellikle iri bademciği, sarkık yumuşak damağı ve uun küçük dili olan hastalarda uygulanan başarılı bir cerrahi yöntemdir. Lazerin kullanıldığı modifikasyonları (laser assisted uvulopalatoplasty (LAUP)) da mevcuttur ancak lazerle yapılan yumuşak damak ve bademcik ameliyatları sonrası ağrı olması nedeniyle daha çok klasik yöntemler tercih edilmektedir.

 

 

 

 

 


Uvulopalatal flep (UPF):


 

 

 

 

 

Küçük dili uzun olan hastalarda küçük dilin uç kısmının kesilerek, geri kalan kımının yukarıya doğru katlandıktan sonra dikilmesini içeren bir cerrahi yöntemdir. Sadece küçük dili uzun ve sarkık olan hastalarda kullanılmaktadır.


 

 

 

 

 

 

 

 


Yumuşak damağı germe operasyonları:


Özellikle yumuşak damağa atılan dikişlerle ilgili snore lift ya da üçgen şekilli dikiş teknikleri ile yumuşak damağın gerilmesini içeren teknikler mevcuttur. Bu yöntem sadece yumuşak damağı sarkık hastalarda ve genel anestezi gerektirmeksizin uygulanabilir ancak yutkunurken takılma ya da yabancı cisim hissinin olması dezavantajı mevcuttur.

 

 

 

The Pillar™ Palatal Implant System

 

Pillar Implant Sistemi, yumuşak damak içerisine yerleştirilen ve fibrozis oluşturarak yumuşak damağın gerginleşmesini sağlayan 3 adet implantın uygulanmasından ibarettir. Ancak pahalı olması, uzun dönmede yumuşak damaktan implantların çıkabilmesi, yutkunurken takılma ya da yabancı cisim hissi olması gibi şikayetlerin daha fazla olması ve uzun dönemli başarı sonuçlarını içeren çalışmaların olmaması başlıca dezavantajlarıdır. Bunların dışında çok nadir de olsa; implantın yer değiştirmesi, implantın solunum yollarına kaçarak aspirasyona neden olması gibi daha ciddi komplikasyon riskleri mevcuttur. FDA (U S Food and Drug Administration - Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından "The Pillar™ Palatal Implant System"' in horlama ve uyku apne sendromu tedavisinde kullanımını onaylamış ve 5 implanta kadar güvenle işlemin uygulanabileceğini belirtmiştir (Kaynak: Medtronic (MDT) Gets FDA Approval for New Pillar Palatal Implant System Labeling).

 

 

 

Radyofrekans yardımlı uvulopalatoplasti (Radiofrequency-assisted uvulopalatoplasty - RAUP):


 

 

 

Radyofrekans dalgalarıyla dokunun termokoagülasyonu sağlanır, fibrozis ve skar dokusu ortaya çıkar. Bu şekilde uygulanan yumuşak damak ve küçük dil bölgesinde büzüşme ve sertleşme olur. Hava yolu genişler. Lokal anestezi ile uygulanabilecek basit bir yöntemdir.

 

 

 

 

 

 

 

 


Dil köküne yapılan girişimler:

 

 

 

Dil köküne, lingual tonsillektomi, dil kökü rezeksiyonu, dil köküne radyofrekans uygulanması,dil kökünü öne çekici sütür uygulaması gibi çok farklı cerrahi işlem uygulanabilmektedir. Dil hacminin azaltılması klasik cerrahi girişimlerle yapılabileceği gibi radyofrekans, lazer ve elektrokoter ile de yapılabilir. Tüm bu işlemler özellikle dil kökü bölgesinde havayolu darlığı olan hastalara uygulanmaktadır. Yukarıda yazılan işlemlere göre daha zor, komplikasyon olasılığı daha fazla olan işlemlerdir.

 

 

 

 


Maksillofasiyal cerrahi:


 

 

Maksillo-mandibuler ilerletme, genioglossus ilerletme, tirohyoidopeksi olarak isimlendirilen çene kemiğinin kesilerek öne doğru ilerletilmesi, dil kemiğinin yukarıya asılması, dilin öne çekilmesi gibi anatomik değişkliklerin amaçlandığı majör cerrahi girişimleri içermektedir. Seçilmiş hasta grubunda uygulanmaktadır.



 

 

 


Horlama ve Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS) İle İlgili Sık Sorulan Sorular ve Diğer Bilgiler


 

Mümkünse Erken Tedavi Olun!


Son yapılan çalışmalarda, uykuda solunum durması olan hastalarda tıkanan bölgelerde ve horlamaya neden olan titreşen dokularda, sinir ölümlerinin ve doku ödemlerinin giderek arttığı gösterilmiştir. Buna göre kas dokularında sinirler ölmeden yapılan erken müdahalaeler tedavi başarısını arttırmaktadır. Yani, kısa bir örnekle, kilolu ve sigara içen, alkol kullanan bir insanda uyku apnesi başlamasına rağmen tedavi için herhangi bir çaba harcanmadıysa; boynun kalınlaşması ve çene altının yağlanması sonucu sırtüstü yatarken dil kökü - boyun bölgesindeki fazla kilolar, gırtlak ve yumuşak damak bölgesindeki hava yollarını geriye doğru sıkıştırmakta ve giderek buradaki dokular daha gevşek hale gelmektedir. Alkol ve sigara içmenin de etkisiyle kas tonusu giderek azalmakta ve tıkanan alanlar giderek artmaktadır. Bu gibi hastalarda acil kilo verilmesi, sigara ve alkolün sonlandırılması ve ritimli yürüyüş, yüzme gibi solunum yollarındaki kasları çalıştıran egzersizlerin yapılması gerekmektedir. Bu şekilde cerrahi müdahale yapılmadan hastalığın önüne geçilme şansı olabilir. Özelikle uzun yıllar horlamış ve tıkanmış hastalarda, yumuşak damak ve dil kökü bölgesindeki dokuların sarkarak gevşediği gözlemlenmiştir. Bu hastalarda kilo kaybı ve kasları gevşeten ilaç ve alışkanlıkların sonlandırılması bile, sinirlerini kaybeden dokuların eski haline gelmesi için yeterli olmamaktadır.


   

 

Kollarınızı Açın, Havayı Burundan Alarak, Ritimli ve Uzun Adımlarla Yürüyüş Yapın!


Özellikle yürüyüş esnasında kolların açılarak, havanın burundan alınması, üst solunum yolu genişletici kasları da çalıştırarak hastalığın şiddetini azaltmada maksimum etkiyi sağlayabilmektedir. Bu şekilde yürüyüş, aynı zamanda baldır pompasının da çalışmasını sağlayacağından, bacaktaki varislerin önlenmesinde ve akciğer uç hava yollarının temizliğinin sağlanmasında da faydalı alacaktır. Nefesin ağızdan alınarak, küçük, yavaş adımlarla yapılan yürüyüşün faydası oldukça sınırlı olacaktır.

 


Kilo Kaybı Olmasa Bile Ritimli Yürüyüş ve Yüzme Gibi Sporların Faydaları Nelerdir?


(Kaynak: Düzenli Koşu Yapmak Ömrü Uzatıyor –

http://www.saglikhaber.info/DuzenliKosuYapmakOmruUztiyor.html)


Amerikan Kardiyoloji Akademisi' nin önerdiği düzenli tempolu, büyük adımlarla yapılan yürüyüş ile ilgili çalışmalara göre bu egzersizlerin faydaları aşağıdaki şekilde özetlenilebilir:


- Oksijen alımının artması


- İnsülin duyarlılığının artması


- Damardan sökülen kolesterolun (HDL) artması, trigliserid düzeyinin azalması


- Kan basıncının azalması


- Trombosit agregasyonunun (phtılaşma hücrelerinin birleşmesinin) azalması


- Fibrinolitik aktivitenin (pıhtı eritilmesinin) artması


- Kalp fonksiyonlarının düzenlenmesi


- Bağışıklık sisteminin güçlenmesi


- Obezitenin engellenmesi


- Pikolojik olarak olumlu hissetmenin sağlanması


- Kemik yoğunluğunun artması


- İnflamasyon belirtilerinin azalması


Bunların haricinde aynı ritimli egzersiz hareketlerinin yaptığı gibi, Avustralya’ da yaşayan yerlilere (aborjinlere) ait üflemeli bir çalgı olan "Didgeridoo" kullanımında da üst solunum yolu genişletici kasların çalıştırıldığı ve bu aletin horlama ya da OSAS tedavisinde kullanılabileceğini savunan çalışmalar da mevcuttur (İlgili videoyu izlemek için tıklayınız >>  http://www.saglikhaber.info/VideoUykuApneSendromuDidgeridoo.html


Burun Bantlarının Horlama ve Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS) Tedavisinde Faydası Var mıdır?


Burun bantları özellikle burun tıkanıklığı şikayeti olan ve burun kırkırdağının ön kısmında eğriliği ya da nazal valv problemi olan hastalarda, cerrahi tedavi olana kadar geçen süreçte kullanılması faydalı olacktır.

   

 

Uyku Testi Yaptırılırken Nelere Dikkat Edilmelidir?


Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS) kulak burun boğaz, göğüs hastalıkları ve nöroloji olmak üzere 3 branşı ilgilendiren bir hastalık grubudur. Uyku testi esnasında kan oksijen düzeyi ve uykuda tıkanıklık sayıları gibi birçok parametre takip edilmektedir. Kan oksijen düzeyleri ilave bir akciğer hastalığına bağlı olarak da etkilenebileceğinden ve aynı şekilde CPAP ile oksijen tedavisinde olası akciğer hastalıklarının da dikkate alınması gerekeceğinden uyku testinin bir göğüs hastalıkları uzmanı tarafından da yorumlanması önemlidir. Apne nedenleri arasında küçük bir grubu oluşturan santral uyku apnesi ise nöroloji branşını ilgilendirmektedir. Uyku testi yapılırken hastanın uyuması; yatakta kaldığı tüm sürenin değil, hastanın uyuduğu sürenin değerlendirilmesi önemlidir. Şüphesiz ki, uyku testini yapan hekimin tecrübesi ve uy merkezindeki şartlar uyku testi sonucunu etkileyebilecektir.

 


Horlama Spreyleri Hakkında


Burun açıcı spreylerin 5 günden uzun süreli kullanılması burun etlerinde kalıcı büyüme ve mevcut şikayetlerin giderek artmasına neden olabilir.


Piyasada satılan horlamaya son verdiği iddia edilen ağız içi spreyler ile ilgili yeterli çalışma olmadığı gibi, uykuda tıkanıklık sayısının önemli olduğu bu hastalıkta horlama sesinin azaltılması hastalığın tedavini geciktirebilir. OSAS tedavisinde hava yollarındaki tıkanıklık yerleri saptanmalı ve tedavi şekli buna göre belirlenmelidir. Basit bir spreyle örneğin dil kökü bölgesinde tıkanıklık tedavi edilemez.



Çocuklarda Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS)


Çocuklardaki uyku apnesi sendromu çoğunlukla bademcik ve geniz eti büyümesine bağlıdır. Özellikle 9 yaşından sonra bu dokuların küçülmesine rağmen; güncel yayınlar uykuda solunum durması olan çocukların erkenden tedavi edilmesinin ileride kalp hastalığı ve hipertansiyon riskini azalttığını belirtmektedir. Yeni yayınlarda, uyku apnesi ve iri bademcikleri olan hastalarda parsiyel tonsillektomi, lazerle küçültme ya da radyofrekansla küçültme yerine bademciklerin tam olarak alınmasının, hasta için daha faydalı olduğu vurgulanmaktadır.

 

 


Horlama ya da Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS)’ ta Bitkisel Tedavi Mümkün mü?


Uyku apnesi sendromu kompleks bir hastalıktır. Temelde bir havayolu tıkanıklığı olan ve berarberinde ortaya çıkan semptomlar topluluğu tedavisi, genellikle multidisipliner bir yaklaşımı gerektirmektedir. Havayolu tıkanıklığı, nedeni bulunmalı ve tedavi edilmelidir. Kilo kaybı, cerrahi tedavi, ağız içi aparat kullanımı, egzersizin arttırılması ve oksijen tedavisi gibi yayınlarla desteklenmiş ve etkinliği kanıtlanmış olan yöntemlerin dışında; internet üzerinden satışa sunulabilen, horlamaya son verdiği savunulan ya da uyku apnesini tedavi ettiği vurgulanan basit bitkisel tedavi yöntemleri güvenilir olmadığı gibi, bu tür bitkisel ilaçların uzun dönemde hastanın ömrüne ve yaşam kalitesine etkisi açısından yeterli bilgi yoktur.

 

 

Dr.Murat ENÖZ

Kulak Burun Boğaz & Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı

www.kulakburunbogaz.info